06:42:01 / 25.05.2020 
Polisten palyaçolu, pamuk şekerli bayram   |   Rüzgar ağaçları kökünden söktü   |   Kozan’da buğday tarlası yandı   |   Şehit aileleri evlatlarının mezarına götürüldü   |   Tufanbeyli’de feci kaza   |   Adana'da kaçakçılık operasyonu   |   40 derece sıcakta patates mesaisi   |   Adana'da narkotik uygulamaları sürüyor   |   Zorba dilencilere polis müdahalesi   |   Buğday çiftçinin yüzünü güldürdü   |  
ANA SAYFA
   Adanahaber Özel
   Adana Güncel
   Ulusal Gündem
   Bölge Haberleri
   Ekonomi
   Dünya
   Siyaset
   Spor
   Sağlık
   Polemik
   Eğitim
   Bilim - Teknoloji
   Dini Hayat
   Kültür & Sanat
   Medya - Makale
   Künye
   Adana Tarihçesi
   Linkler
   Adana Protokol
   Video Galeri
Foto Galeri
Arşiv Arama
Tüm Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Dolmuşta feci ölüm
Durak'tan Bahçeli'ye sert serzeniş!
Erdoğan, Adanalılara seslendi
İşte Adana'nın milletvekilleri
MHP'nin adayı yeniden Sözlü
CHP - İYİ Parti ortak adayı Durak mı?
Adana'da evleri su bastı
MHP yeni adaylarını açıkladı
Ak Parti Adana adaylarını açıkladı
Ehliyet yenileme ne zaman bitiyor?
 ÇOK YORUMLANAN
MHP'nin adayı yeniden Sözlü
CHP'nin Büyükşehir adayı Karalar
MHP yeni adaylarını açıkladı
Ak Parti Adana adaylarını açıkladı
CHP - İYİ Parti ortak adayı Durak mı?
İşçiye maaş yok festivale para çok
Başkan Sözlü'den adaylık açıklaması
AK Parti’den büyükşehir için 8 aday adayı
Durak'tan Bahçeli'ye sert serzeniş!
ASKİ'de işten çıkartmalar tartışılıyor

EMAİL ADRESİNİZ

Google
Web adanahaber
Elif NİSA
Suskunlar!
Elif NİSA   -    [email protected]

Geçen hafta 18 müzisyenin birlikte yaptığı “Susamam” adlı bir rap parçası üzerinden yine müthiş bir dezenformasyon yapıldı sosyal medyada. Sözlerini az çok biliyorsunuzdur. Sosyolog Erkan Çav’ın, gündelik siyaset arenası ve sosyal medya savaşları için popülist politik söylemler ve görseller sunmak üzere kurgulanmış bir “senaryo iş” olduğu olgusunu güçlendirdiğini söylediği bir şarkıydı bu.

 

Yayınlanmasının ardından, kafasını kötülük için çalıştıran, olumlu ve yapıcı konuşan insanları linç eden ve adeta 'sosyal terör' oluşturan güruh, bir yerden düğmeye basılmış gibi faaliyete başladı.

 

Kimlerin nelere sustuğu, nelere konuştuğu ortaya serildi. O “susamam” diyenleri zaten sustuklarından tanıdığımız için şaşırmadık.

 

Yazar Hilal Kaplan’ın yazısında ifade ettiği gibi “susamam" diye başlayan yolun sonu, kimin kimleri nasıl susturduğunu göstermesi açısından hayırlı bitti”.

 

“Susamam” diyenler senelerce şehit verilirken sustular. PKK’nın katlettiği öğretmenlere, askerlere, anne baba çocuklara sustular. Dağa kaçırıp birer ölüm makinesi haline getirdiği çocuklara sustular. 15 Temmuz işgal girişiminde sustular, FETÖ’nün halka yağdırdığı bombalara sustular. Yasin’e sustular, Eren’e sustular. Emperyalizmin Türkiye'ye saldırılarına sustular. “Ormanlarımız yanmasın" diye slogan attılar ama PKK binlerce hektar ormanımızı yaktı; sustular. Ancak ucuz şovlarla sıra devlete saldırmaya gelince susmadılar!

 

Sözde “Demokrasi ve özgürlük” kelimelerine sığınanlar bugün de bakın HDP Diyarbakır Genel Merkezi önünde PKK’nın dağa kaçırdığı evlatlarına kavuşmayı bekleyen yüreği yanan annelere susuyorlar. Ucu HDP ve PKK’ya ulaşan her olaya susuyorlar. Kadın hakları savunucuları bile HDP önündeki eylemle bir anda suskunluğa büründüler.

 

Ama anneler sayıları artarak direniyorlar. Direnerek evladına kavuşan Hacire ananın Diyarbakır’da yaktığı ateş büyüyor. Yüreği yanık gözü yaşlı anne babalar evlat nöbeti tutuyor. Susmuyor onlar.

 

Diyarbakır’da PKK’lı teröristlerce tehdit edilen nöbetteki bir baba, bakın nasıl meydan okuyor;

 

“Allah'tan başka kimseden korkmuyorum. Korkan kişi sığınacak Rabbi olmadığı için korkuyordur. Kopan ciğerimi yerine koymalarını, bir tek evladımı istiyorum.”

 

10 ay önce oğlu kaçırılan Ayşegül Biçer, HDP’lilerle yaptığı görüşmeyi anlatıyor;

 

“HDP’den oğlum Mustafa’yı geri getirmesini istedim. Bana ‘önce devlet bizim hapisteki yaşlı ve hasta tutuklularımızı serbest bıraksın’ dediler. Çocuğumu pazarlık konusu yapmak istiyorlar."

 

15 yaşındaki oğlu dağa kaçırılan baba: "HDP'ye oy verirken Kürt’tüm, şimdi oğlumu istiyorum diye 'Sen Kürt değilsin' diyorlar. Ben size oy verdim, siz benim oğlumu götürdünüz. Diğer ailelerden cesaret bulup buraya geldim. Benim gibi yüzlerce aile var ama tehdit ediliyorlar. 'Acaba diğer çocuğumu da mı götürürler, molotof mu atarlar' diye korkuyorlar."

 

Necla Ana ise, “Oğlumu 15 yaşında dağa kaldırdılar. Almak için PKK'ya gittim. Beni ölümle tehdit ettiler. Ağladım, oğlum bana doğru 3 adım attı gözümün içine baktı, ama örgütten korktuğu için geri çekildi. Evlatlarımız gelene kadar davamızdan vazgeçmeyeceğiz!” diyerek kararlı duruşunu gösteriyor.

 

PKK terör örgütü tarafından kaçırılan Astsubay Semih Özbey’in annesi ise şu sözlerle çağrıda bulunuyor;

 

"Biz artık yaşayan ölüyüz. Benim oğlum karıncayı incitmezdi. Türk halkına sesleniyorum. Gelsinler bize destek olsunlar. Aynı bayrak altındayız."

 

Ve yine bir annenin en acı cümlesi; “Oğlumuzun mezarına da razıyız. Çünkü kayboluş çok ağır bir durum.”

 

Her konuda öne çıkan, gündeme gelen, tepki koyan sivil toplum örgütleri, akademisyenler, sanatçılar, bu annelerin direnişine ilgi göstermedi, göstermiyor. Hep birlikte susuyorlar. Fikir özgürlüğünün terör örgütlerini rahatsız etmemek sınırında bittiğini birçok insan sanırım yeni anladı. Anladılar ki kadın hakları savunucusu aktivist olabilmek için HDP ve PKK’nın karşısında olunmamalı!..

 

Her ‘nane’ye tweet atanlar bu annelerin yanında durmak yerine yengeç gibi yan yan gidiyor, tilki gibi plân kurup gündemi değiştirmeye çalışıyor, kurt gibi farklı posta bürünüyorlar. Omurgalı olsunlar, vicdanlarını kasmasınlar, samimi olsunlar! Onurlu eylem budur; hep birlikte şevkle destek verdikleri ‘LGBT onur yürüyüşü’ değil!

 

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın konuyla ilgili yaptığı açıklamada söylediği gibi, "Diyarbakır'da çocukları dağa kaçırılan annelerin feryadı ve direnişi, terör ve çatışma isteyenlere karşı en onurlu duruştur”.

 

Anneler evlatlarını kaybettikleri yerde arıyor, terörün siyasi ayağını sıkıştırıyorlar. Bugün o annelerin çarpıcı ve gerçek feryadını duymazdan gelenler, bir daha insan hakları duyarı kasmasınlar.

 

Aile, okumasını bilen için bir destandır... Bugün “Evlatlarımızı geri verin” çığlığıyla direnen analar destan yazıyor. Bu çığlığı duymayanlar bir daha insanlıktan söz etmesinler! Sussunlar!

Bu yazı 212 kez okunmuştur.
Arkadaşıma Gönder
Yorum Ekle
Yazdır
 
Yazarın Daha Önceki Yazıları

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ADANAHABER veya adanahaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

 
 
 
EDİTÖR
Hüseyin BAYRAK
Hüseyin BAYRAK
Siyasiler ve Yalan
YAZARLAR
Yüksel MERT

Elif NİSA

Metin DOĞRUYOL
Metin DOĞRUYOL
Korona Virüs Afişlerde

KONUK YAZARLAR
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Pozitivizm ve Dindarlar

Geçerli bir anket yok!

 
İLETİŞİM

İSTATİSTİK
Aktif Ziyaretçi: 
1793
Bugün Gelen: 
12679
Toplam Ziyaretçi: 
330770908


Copyright © 2005 - 2016 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
ADANA HABER  İHA Resmi abonesidir. Adana Kız Yurdu, Adana Elit Apart Kız Yurdu, Adana Apart, Adana Kız Öğrenci Yurdu, Sarıçam'da Kız Öğrenci yurdu, kız apart

Bu Sitenin Programlanması
tarafından yapılmıştır.